Yazan: Hammy van der Bergh and Robert Voeks | 27 Temmuz 2005
Dear Özlem Family,
This is the second time that we are here. Last year we found your home on the internet and made a reservation. Baba (father) picked us up from the otogar and we spent 5 nice days at your home.
Mehmet, the son played brickrace with my son. Mehmet also showed us around Safranbolu, the Incekaya Aqueduct, Mencilis Mağarası and the Hizan caves.
Every time we got back we had fantastic Turkish food to eat. Despite the fact that we only speak a few words of Turkish and Özlem family has even less English the atmosphere was very very friendly and we were sorry that we had to leave.
This year (2005) we are back and everything is still the same. Only Mehmet had to leave after 1 day due to his medical studies in Edirne. However Özlem came home and she took us to Bulak Köyü, another cave in another canyon with a fantastic environment. Great views from the top. The next day Özlem took Robert to an internet cafe.
The whole family is extremely friendly and open and everything is possible. They help you in every way. Besides there are lots of things to do in this area, its also a nice place to relax or to go for a nice walk.
Again we are going to miss this little paradise and we hope to come back again.
Hammy van der Bergh and Robert Voeks (Holland)
Yazan: Yali, Yotam, Guy Golan and Dekel | 13 Ağustos 2005
Thank you!
For the wonderful rooms, the beautiful views, the beautiful porch, the excellent breakfasts and dinners….
But most of all, for your very warm smiles and hospitality.
Staying with you is one of the highlights of our stay in Turkey!
Yali, Yotam, Guy Golan and Dekel (USA and Israel)
Yazan: Claude Fazio | 03 Ocak 2006
Dear Özlem family,
Thank you for your wonderful hospitality. The food was just wonderful. I enjoyed the friendly atmosphere; even the cats are friendly! I will remember my stay here for a long time; it was the closest I could come to feeling at home while being thousands of miles from home.
Claude Fazio (California, USA)
Yazan: Anita Bernvalner | 16 Ağustos 2006
My dearest Özlem, Havva Hanım and Celal Bey,
I planned staying in Safranbolu only for one night, but Çamlıca Konağı was love at first sight. This place is not only about the clean rooms, the silence, the sights I’ve found here but the people living here. They are smiling, friendly, charming.
I’m so sad that I can’t stay with you more than these two and a half days but I’m sure that we will meet again. In here I have found what I was looking for for a long time.
Thank you so much. Anita Bernvalner (Germany)
Yazan: Joseph-Marie Navalo | 24 Ekim 2006
We have been traveling 4 weeks in Turkey and each day brings another wonderful treat!
And this home tops them all! Arriving on the 3 day holiday after Ramadan we had no reservations.
The otopark manager made the connection for us!
The hospitality is so wonderful.
Our love for Turkish people has grown here.
Thank you so much. Joseph-Marie Navalo (Oregon, USA)
Yazan: Lee | 15 Ağustos 2007
It is wonderful to me that we met your family!! It is an honor to me!! :)
My name is Lee (Jungmin).
I Come from Korea (Seoul).
Your food are good. Very good.
I can’t forget your kindness.
We are friends.
I will miss your house and you!
Thank you for your kindness! :)
From Lee
Yazan: Doç.Dr. Ülkü Çömelekoğlu | 30 Ağustos 2007
Bu yıl tatil programımızda Batı Karadeniz vardı. Çadırımızı ve uyku tulumlarımızı alarak düştük yollara. Gezimize Ilgaz dağlarından başladık. Daha Sonra Kastamonu, İnebolu ve kıyıdan Cide’ye kadar tüm Batı Karadeniz’i adım adım gezdik. Gezimiz boyunca unutamayacağımız güzellikleri yaşadığımız yerlerden birisi de Safranbolu oldu. Tarihi ve doğal güzelliği yanı sıra bize evlerini ve yüreklerini açan Havva abla’nın, Cemal ağabey’in, Özlem’in, dedemizin, Hasan ağabey’in, Bayram’ın ve diğer tüm dostların güzelliğiydi Safranbolu’yu bizim için unutulmaz kılan.
Safranbolu’ya öğleden sonra geldik. Gezimiz boyunca ormanlık alanlarda kaldığımız için Safranbolu’da da konaklamak için öncelikle kamp yeri aradık. Ama bulamadık. Sorduğumuz herkes tarafından sunulan seçenek, eski Safranbolu’daki tarihi konaklardı. Kalacağımız yer konusundaki belirsizliğimiz bizi biraz sıkmıştı. Akşam olmak üzereydi. O günkü planımızda Safranbolu merkezine 6.5 km uzaklıktaki Mencilis mağarasına gitmek de vardı. Sıkıntıyı dağıtmak için önce mağaraya gitmeyi daha sonra da kalacak yer sorununu çözmeyi önerdim. Bizimkiler kabul ettiler.Yola koyulduk. Yine ormanlara doğru gidiyorduk. Belki yol üzerinde kalacak yer bulabiliriz diye düşündüm.. Safranbolu’nun en dış mahallesine geldiğimizde Çamlıca konağı pansiyon diye bir levha gördük. Ok işareti bizim izlediğimiz mağara yolunu gösteriyordu. Artık son yerleşim yerlerindeydik. Ormanlık alana da gelmiştik. Çam ağaçları içerisinde şirin pansiyon. Doğanın içerisinde. Konağın yerini çok beğenmiştik.
Hemen kapıyı çaldık. Kapıyı gözleri ışıl ışıl, sevecen bir bayan açtı. İşte o andan itibaren Özlem bizim Özlem’imiz oldu. Konaklamak istediğimizi, boş yerleri olup olmadığını sordum. Boş yer vardı. Tam bizim istediğimiz gibi sade, temiz ve şirin bir pansiyondu. Mağara kapanmadan mağarayı gezmek istediğimizi dönüşte de geleceğimizi söyledik. Yaklaşık iki saat sonra döndük. Bize kapıyı yine Özlem açtı. Eşyalarımızı yerleştirdikten sonra Özlem bizi terasa davet etti. Olağanüstü güzel bir manzaraya sahip teraslarında çay, kek ve cevizli ekmekten oluşan güzel bir sürpriz hazırlamıştı. Bir taraftan çayımızı içip diğer taraftan koyu bir sohbete daldık. Akşam yemeğini birlikte yemeyi önerdi ve biz de seve seve kabul ettik. Akşam Özlem’in annesi Havva abla ve babası Cemal ağabeyle tanıştık. Ve bir de dedeyle. Kısa sürede kaynaştık. Güzel bir bahçe, güzel insanlar ve güzel bir yemek. Herşey çok hoştu. Kendimizi evimizde gibi hissettik. Programımıza göre ertesi gün Safranbolu’yu gezip Yedigöller’e geçecektik. Özlem Safranbolu gezimizde bize rehberlik yapabileceğini söyledi. Bu öneri bizi çok mutlu etti. Sabah erkenden kalktık. Yine bahçede muhteşem bir kahvaltı sofrası. Havva Abla’nın bahçedeki meyvalardan yaptığı rengarenk reçeller, cevizli ekmekler, bahçeden taze toplanan yeşillikler ve daha neler neler…
Kahvaltıdan hemen sonra Safranbolu turumuz başladı. Özlem bize görmemiz gereken her yeri gösterdi ve gezdiğimiz yerlerle ilgili ayrıntılı bilgiler verdi. Tarihi yüzyıllara dayanan evleri, çeşmeleri, kalesi, saat kulesi, camileri, han ve hamamları, taş kaldırımlı sokakları ve köprüleriyle geçmişin içinde ve zaman tünelinde gibiydik. Safranbolu turu bitince Özlem bizi Düzce Kanyonu’na götürmek istedi. Zamanımız sınırlıydı. Ama oraya kadar gitmişken Düzce Kanyonu’nu da görmek istedik. Düzce Kanyonu Safranbolu’ya 13 km uzaklıkta. Bu doğa harikası kanyonu gezmek bizi çok etkiledi. Ama ondan daha da etkileyici olan Hasan Ağabey, Havva abla ve çocuklarıyla tanışmamız oldu. Evleri hemen kanyonun kenarında. Özlemin dostları. Bizi nasıl karşıladılar bir bilseniz. Hemen evlerini, sofralarını ve yüreklerini açtılar. Çaylar demlendi. Tereyağlı su börekleri sunuldu. Bahçeden meyvalar koparıldı. Nasıl bir paylaşım isteği. Hayır hep söylediğimiz gibi; tüm değerlerimiz, paylaşımcılığımız, konukseverliğimiz yitip gitmemiş ve yitip gitmeyecek. Hatta geleceğe de taşınacak. Bu iki aileyle tanışmak bu konuda bizi çok umutlandırdı.
Hasan ağabeylerden de çok zor ayrıldık. Çamlıca konağındaki dostlarımızla, Özlemle, Havva ablayla, Cemal ağabeyle ve dedeyle biraz daha olabilmek için programımızı değiştirdik ve Safranbolu’da bir gece daha kalmaya karar verdik. Ertesi sabah ayrılık mı? Tahmin edeceğiniz gibi çok zor oldu. Ailemizden ve evimizden ayrılıyor gibi hissettik. Ama tekrar buluşacağız hem de kirazlar çiçek açtığında.
Doç.Dr. Ülkü Çömelekoğlu
Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi
Ağustos 2007
Yazan: M.Fethullah Akatay | 29 Şubat 2008
Siteniz o kadar faydalı ve anlatıcı bir şekilde tasarlanmış ki, inanın bir fırsatım olsa da Safranboluya gitsem dedim.. Güzel şeyler içindesiniz, eminim arka fondaki kuş cıvıltıları kadar durudur her birinizin kalbi.. Selam ve hürmetler..
M.Fethullah Akatay
Gazeteci-Yazar
Yazan: Aslı Güzel Yıldız | 13 Mart 2008
Eşim Gökay’la Safranbolu gezimizde keyif yaşadığımız sıcacık mekan…
Sevgili Özlem hanım ve ailesi kibarlıkları ve soyadları gibi özen dolu tavırlarıyla bizi memnun ettiler. Şirin kediler:) Temiz hava Teras Eşsiz manzaralar Güzel bahçe Havva teyzenin nefis mamaları :) Celal beyin ilgisi,saygısı ….vs
Safranbolu çok güzel bir yer. Kesinlikle görülecek, gezilecek yerlerden. Bizi en çok etkileyen ise Bulak-mencilis mağarasıydı. Birçok yeri zaman azlığı yüzünden de göremedik. İnşallah bir dahaki sefere:)
Sevgiler Özen ailesine
Gökay - Aslı
Yazan: Bahadır Karaaslan | 30 Mayıs 2008
Bir insanın gidipte rahat edeceği doğanın bütün kir ve ses gürültüsünden uzak muhteşem bir tatil mekanı. Eee bunun yanında Özlem Ablamızın güler yüzü şu bodrumun 7 yıldızlı otellerinden bile daha güzel.
Yazan: Hüseyin Polat | 27 Haziran 2008
özledim seni safranbolu herşeyini .havanı insanlarını evlerini.özledim seni safranbolu sevgiliyi özler gibi.sana olan sevgim öyle büyükki ölmeden önce birdaha seni görmek toprağına yüz sürmek insanlarınla sohbet etmek isterim.nafile ikimiz birbirimizi göremeden yani ben seni birdaha göremeden belki öleceğim.özledim seni safranbolu lokumunu böreğini tandırını,özledim seni aşkım özledim.seni görmek yeniden doğmak benim için ama yokluk varya işte bizi o ayırıyor.SAFRANBOLULU DOSTLAR ORANIN KIYMETİNİ BİLİN .DOYASIYA YAŞAYIN ÜZMEYİN BİRBİRİNİZİ SAFRANBOLUNUN KIYMETİNİ BİLİN SEVGİLER SAYGILAR.MUTLULUKLAR HEP SİZİ BULSUN. ghts..
Yazan: Suna Atay | 14 Temmuz 2008
Öncelikle canim memleketim Safranbolu’yla ilgili nasil konusmam gerektigini gercekten bilmiyorum. Tek bildigim sey, Safranbolu bir doga harikasi bir yer.sicacik ortamiyla,guleryuzlu ve misafirperver insanlariyla tam bir butun. suan Kore deyim.ve bunu bir kez daha anladim ki Turkiye yi sevmeyen yok.Turkiye deyince de Safranboluyu bilmeyen yok. Bu gercekten memleketim icin gurur verici bir olay.
Yazan: Esin,Cengiz,Sebla Figen Geremeli | 01 Ağustos 2008
Çok güzel vakit geçirdiğimiz evinizi hiç unutmayacağız.Harika konukseverliğiniz,aileden biri gibi bizi karşılayıp davranmanız,şahane kahvaltı ve akşam yemeklerini de unutmayacağız.Ayrıca konağınızın bakım ve temizliğini de hiç unutmayacağız.Böylesi titiz bir konaklama yeri az bulunur herhalde.Bahçede yaptığımız ormanın içerisindeki kahvaltıların tadı damağımızdan hiç gitmeyecek.Hele hele badik şekeri(kedinizi) yumak yumak yapıp sevmek,onunla oyun oynamak tatilimizdeki en mutluluk verici anlardan biriydi.Ayrıca Özlemcim yeni doğan yavrulara isimlerimizin verileceğini söylemiştin hatırlatırım:))).İnşallah en kısa zamanda yeniden konağınıza gelip sessiz sakin bir ortamda tatil yapmak,sizlerle yeniden birlikte olup daha fazla vakit geçirmek ailece en büyük isteğimiz.Görüşmek üzere….
Dear Özlem Family,
This is the second time that we are here. Last year we found your home on the internet and made a reservation. Baba (father) picked us up from the otogar and we spent 5 nice days at your home.
Mehmet, the son played brickrace with my son. Mehmet also showed us around Safranbolu, the Incekaya Aqueduct, Mencilis Mağarası and the Hizan caves.
Every time we got back we had fantastic Turkish food to eat. Despite the fact that we only speak a few words of Turkish and Özlem family has even less English the atmosphere was very very friendly and we were sorry that we had to leave.
This year (2005) we are back and everything is still the same. Only Mehmet had to leave after 1 day due to his medical studies in Edirne. However Özlem came home and she took us to Bulak Köyü, another cave in another canyon with a fantastic environment. Great views from the top. The next day Özlem took Robert to an internet cafe.
The whole family is extremely friendly and open and everything is possible. They help you in every way. Besides there are lots of things to do in this area, its also a nice place to relax or to go for a nice walk.
Again we are going to miss this little paradise and we hope to come back again.
Hammy van der Bergh and Robert Voeks (Holland)
Thank you!
For the wonderful rooms, the beautiful views, the beautiful porch, the excellent breakfasts and dinners….
But most of all, for your very warm smiles and hospitality.
Staying with you is one of the highlights of our stay in Turkey!
Yali, Yotam, Guy Golan and Dekel (USA and Israel)
Dear Özlem family,
Thank you for your wonderful hospitality. The food was just wonderful. I enjoyed the friendly atmosphere; even the cats are friendly! I will remember my stay here for a long time; it was the closest I could come to feeling at home while being thousands of miles from home.
Claude Fazio (California, USA)
My dearest Özlem, Havva Hanım and Celal Bey,
I planned staying in Safranbolu only for one night, but Çamlıca Konağı was love at first sight. This place is not only about the clean rooms, the silence, the sights I’ve found here but the people living here. They are smiling, friendly, charming.
I’m so sad that I can’t stay with you more than these two and a half days but I’m sure that we will meet again. In here I have found what I was looking for for a long time.
Thank you so much.
Anita Bernvalner (Germany)
We have been traveling 4 weeks in Turkey and each day brings another wonderful treat!
And this home tops them all! Arriving on the 3 day holiday after Ramadan we had no reservations.
The otopark manager made the connection for us!
The hospitality is so wonderful.
Our love for Turkish people has grown here.
Thank you so much.
Joseph-Marie Navalo (Oregon, USA)
It is wonderful to me that we met your family!! It is an honor to me!! :)
My name is Lee (Jungmin).
I Come from Korea (Seoul).
Your food are good. Very good.
I can’t forget your kindness.
We are friends.
I will miss your house and you!
Thank you for your kindness! :)
From Lee
Safranbolu’ya öğleden sonra geldik. Gezimiz boyunca ormanlık alanlarda kaldığımız için Safranbolu’da da konaklamak için öncelikle kamp yeri aradık. Ama bulamadık. Sorduğumuz herkes tarafından sunulan seçenek, eski Safranbolu’daki tarihi konaklardı. Kalacağımız yer konusundaki belirsizliğimiz bizi biraz sıkmıştı. Akşam olmak üzereydi. O günkü planımızda Safranbolu merkezine 6.5 km uzaklıktaki Mencilis mağarasına gitmek de vardı. Sıkıntıyı dağıtmak için önce mağaraya gitmeyi daha sonra da kalacak yer sorununu çözmeyi önerdim. Bizimkiler kabul ettiler.Yola koyulduk. Yine ormanlara doğru gidiyorduk. Belki yol üzerinde kalacak yer bulabiliriz diye düşündüm.. Safranbolu’nun en dış mahallesine geldiğimizde Çamlıca konağı pansiyon diye bir levha gördük. Ok işareti bizim izlediğimiz mağara yolunu gösteriyordu. Artık son yerleşim yerlerindeydik. Ormanlık alana da gelmiştik. Çam ağaçları içerisinde şirin pansiyon. Doğanın içerisinde. Konağın yerini çok beğenmiştik.
Hemen kapıyı çaldık. Kapıyı gözleri ışıl ışıl, sevecen bir bayan açtı. İşte o andan itibaren Özlem bizim Özlem’imiz oldu. Konaklamak istediğimizi, boş yerleri olup olmadığını sordum. Boş yer vardı. Tam bizim istediğimiz gibi sade, temiz ve şirin bir pansiyondu. Mağara kapanmadan mağarayı gezmek istediğimizi dönüşte de geleceğimizi söyledik. Yaklaşık iki saat sonra döndük. Bize kapıyı yine Özlem açtı. Eşyalarımızı yerleştirdikten sonra Özlem bizi terasa davet etti. Olağanüstü güzel bir manzaraya sahip teraslarında çay, kek ve cevizli ekmekten oluşan güzel bir sürpriz hazırlamıştı. Bir taraftan çayımızı içip diğer taraftan koyu bir sohbete daldık. Akşam yemeğini birlikte yemeyi önerdi ve biz de seve seve kabul ettik. Akşam Özlem’in annesi Havva abla ve babası Cemal ağabeyle tanıştık. Ve bir de dedeyle. Kısa sürede kaynaştık. Güzel bir bahçe, güzel insanlar ve güzel bir yemek. Herşey çok hoştu. Kendimizi evimizde gibi hissettik. Programımıza göre ertesi gün Safranbolu’yu gezip Yedigöller’e geçecektik. Özlem Safranbolu gezimizde bize rehberlik yapabileceğini söyledi. Bu öneri bizi çok mutlu etti. Sabah erkenden kalktık. Yine bahçede muhteşem bir kahvaltı sofrası. Havva Abla’nın bahçedeki meyvalardan yaptığı rengarenk reçeller, cevizli ekmekler, bahçeden taze toplanan yeşillikler ve daha neler neler…
Kahvaltıdan hemen sonra Safranbolu turumuz başladı. Özlem bize görmemiz gereken her yeri gösterdi ve gezdiğimiz yerlerle ilgili ayrıntılı bilgiler verdi. Tarihi yüzyıllara dayanan evleri, çeşmeleri, kalesi, saat kulesi, camileri, han ve hamamları, taş kaldırımlı sokakları ve köprüleriyle geçmişin içinde ve zaman tünelinde gibiydik. Safranbolu turu bitince Özlem bizi Düzce Kanyonu’na götürmek istedi. Zamanımız sınırlıydı. Ama oraya kadar gitmişken Düzce Kanyonu’nu da görmek istedik. Düzce Kanyonu Safranbolu’ya 13 km uzaklıkta. Bu doğa harikası kanyonu gezmek bizi çok etkiledi. Ama ondan daha da etkileyici olan Hasan Ağabey, Havva abla ve çocuklarıyla tanışmamız oldu. Evleri hemen kanyonun kenarında. Özlemin dostları. Bizi nasıl karşıladılar bir bilseniz. Hemen evlerini, sofralarını ve yüreklerini açtılar. Çaylar demlendi. Tereyağlı su börekleri sunuldu. Bahçeden meyvalar koparıldı. Nasıl bir paylaşım isteği. Hayır hep söylediğimiz gibi; tüm değerlerimiz, paylaşımcılığımız, konukseverliğimiz yitip gitmemiş ve yitip gitmeyecek. Hatta geleceğe de taşınacak. Bu iki aileyle tanışmak bu konuda bizi çok umutlandırdı.
Hasan ağabeylerden de çok zor ayrıldık. Çamlıca konağındaki dostlarımızla, Özlemle, Havva ablayla, Cemal ağabeyle ve dedeyle biraz daha olabilmek için programımızı değiştirdik ve Safranbolu’da bir gece daha kalmaya karar verdik. Ertesi sabah ayrılık mı? Tahmin edeceğiniz gibi çok zor oldu. Ailemizden ve evimizden ayrılıyor gibi hissettik. Ama tekrar buluşacağız hem de kirazlar çiçek açtığında.
Doç.Dr. Ülkü Çömelekoğlu
Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi
Ağustos 2007
Siteniz o kadar faydalı ve anlatıcı bir şekilde tasarlanmış ki, inanın bir fırsatım olsa da Safranboluya gitsem dedim.. Güzel şeyler içindesiniz, eminim arka fondaki kuş cıvıltıları kadar durudur her birinizin kalbi.. Selam ve hürmetler..
M.Fethullah Akatay
Gazeteci-Yazar
Eşim Gökay’la Safranbolu gezimizde keyif yaşadığımız sıcacık mekan…
Sevgili Özlem hanım ve ailesi kibarlıkları ve soyadları gibi özen dolu tavırlarıyla bizi memnun ettiler. Şirin kediler:) Temiz hava Teras Eşsiz manzaralar Güzel bahçe Havva teyzenin nefis mamaları :) Celal beyin ilgisi,saygısı ….vs
Safranbolu çok güzel bir yer. Kesinlikle görülecek, gezilecek yerlerden. Bizi en çok etkileyen ise Bulak-mencilis mağarasıydı. Birçok yeri zaman azlığı yüzünden de göremedik. İnşallah bir dahaki sefere:)
Sevgiler Özen ailesine
Gökay - Aslı
Bir insanın gidipte rahat edeceği doğanın bütün kir ve ses gürültüsünden uzak muhteşem bir tatil mekanı. Eee bunun yanında Özlem Ablamızın güler yüzü şu bodrumun 7 yıldızlı otellerinden bile daha güzel.
özledim seni safranbolu herşeyini .havanı insanlarını evlerini.özledim seni safranbolu sevgiliyi özler gibi.sana olan sevgim öyle büyükki ölmeden önce birdaha seni görmek toprağına yüz sürmek insanlarınla sohbet etmek isterim.nafile ikimiz birbirimizi göremeden yani ben seni birdaha göremeden belki öleceğim.özledim seni safranbolu lokumunu böreğini tandırını,özledim seni aşkım özledim.seni görmek yeniden doğmak benim için ama yokluk varya işte bizi o ayırıyor.SAFRANBOLULU DOSTLAR ORANIN KIYMETİNİ BİLİN .DOYASIYA YAŞAYIN ÜZMEYİN BİRBİRİNİZİ SAFRANBOLUNUN KIYMETİNİ BİLİN SEVGİLER SAYGILAR.MUTLULUKLAR HEP SİZİ BULSUN. ghts..
Öncelikle canim memleketim Safranbolu’yla ilgili nasil konusmam gerektigini gercekten bilmiyorum. Tek bildigim sey, Safranbolu bir doga harikasi bir yer.sicacik ortamiyla,guleryuzlu ve misafirperver insanlariyla tam bir butun. suan Kore deyim.ve bunu bir kez daha anladim ki Turkiye yi sevmeyen yok.Turkiye deyince de Safranboluyu bilmeyen yok. Bu gercekten memleketim icin gurur verici bir olay.
Çok güzel vakit geçirdiğimiz evinizi hiç unutmayacağız.Harika konukseverliğiniz,aileden biri gibi bizi karşılayıp davranmanız,şahane kahvaltı ve akşam yemeklerini de unutmayacağız.Ayrıca konağınızın bakım ve temizliğini de hiç unutmayacağız.Böylesi titiz bir konaklama yeri az bulunur herhalde.Bahçede yaptığımız ormanın içerisindeki kahvaltıların tadı damağımızdan hiç gitmeyecek.Hele hele badik şekeri(kedinizi) yumak yumak yapıp sevmek,onunla oyun oynamak tatilimizdeki en mutluluk verici anlardan biriydi.Ayrıca Özlemcim yeni doğan yavrulara isimlerimizin verileceğini söylemiştin hatırlatırım:))).İnşallah en kısa zamanda yeniden konağınıza gelip sessiz sakin bir ortamda tatil yapmak,sizlerle yeniden birlikte olup daha fazla vakit geçirmek ailece en büyük isteğimiz.Görüşmek üzere….